RADİKAL - Uğur Biryol PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Perşembe, 12 Ekim 2006 00:25

Yüksek radyasyonlu türküler

Zuğaşi Berepe'den sonra, Karadeniz kökenli bir başka grup Marsis santralleri dert edindi kendine...

 

UĞUR BİRYOL (Arşivi)

"Çernobil kazası olduğunda henüz yedi yaşındaydım ve ilkokula yeni başlamıştım. Tabii ki bütün yaşıtlarım gibi hiçbir şeyden haberim yoktu. Trabzon’da yaşıyorduk ve elbette çay aile sofrasının vazgeçilmezlerinden biriydi. O zamanlar bizi çaylardan ne kadar sakındılar hatırlamıyorum ama bir şekilde herkes gibi biz de radyasyonlu çayları, dönemin “Bu çayda bir şey yok” diyen bakanı Cahit Aral sayesinde içtik. Ve aradan onlarca yıl geçtikten sonra kanser hastalığı Karadeniz’de adeta patlama yaptı. Fakat bu durumun kamuoyunun dikkatini çekmesinde müzisyenlerin çabaları, çalışmaları etkili oldu. Volkan Konak ailesinden çok sevdiği insanları kaybetti, bu konunun üzerine gitti. Kazım Koyuncu’yu en verimli çağında bu hastalıktan kaybettik. Son olarak yine Karadeniz ezgilerinin bir çınarı, Erkan Ocaklı kanser mücadelesini kaybetti. Gazeteci arkadaşımız Sibel KalaycıÖ Onlar gibi birçok insan aynı hastalıktan göçtü bu dünyadan. Bu sorun insanların hayatlarında bıraktığı izlerle devam ediyor. Ama hala en ufak bir çalışma yok  bu konuyla ilgili. Bir kanser tedavi merkezi yok mesela, insanların dertlerine çare olacak bir kurum yok kanserden yakasını kurtaramamış Karadenizliler için."

Nükleere inat ezgiler

Genç gruplardan Marsis de, “Dikkat, bu grup yüksek oranda radyasyon içerir!” uyarısıyla bu soruna bir kez daha dikkat çekiyor. Belki komşumuz Ermenistan’daki Metzamor nükleer santralinin, mesela Çernobil gibi patlaması ihtimali de gözönünde bulundurulması gereken bir durum. Çünkü gruba adın veren Marsis, Doğu Karadeniz’in doğusunda, Kaçkarlar’ın en yüksek tepelerinden biri. Yani coğrafi olarak o tehlikenin çok yakınında. Grubun bu ismi seçmesinin, bu tehlikeye dikkat çekmesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Tabii ki Marsis’in başka dertleri de var: Karadeniz’i baştanbaşa saracak hidroelektrik santraller ve Karadeniz’e yapılan tüm kötülükler. Marsis, “Kötü olan her şeye karşı durduk. Şarkılarımızla yel değirmenlerine savaş açtık; en çok insanlığa açılan savaşlara canımız yandı” diyor. Albümde, Kazım Koyuncu, Nurdoğan Demir Abaşişi, Maçkalı Hasan Tunç, Yaşar Turna, Xelişimi Hasani, Erkan Ocaklı ve Karadeniz müziğinde emeği geçen bütün güzel insanlara selam duruluyor. 12 şarkıdan oluşan Marsis’te, özellikle Kapiya Sandaliye, Deda, Marsis Dağı, Bakişlerunden Belli parçalar ön plana çıkıyor. Albümde son dönemlerin ünü ülke sınırlarını aşan Kolbastı türküsü de Erkan Ocaklı’nın sözleriyle ve Marsis yorumuyla sunulmuş. Marsis‘te söz ve müziği grubun solisti Korhan Özyıldız’a ait eserler yer alırken, anonim Hemşin, Gürcü ve Laz türküleri de yer alıyor. Bir taraftan Karadeniz’in zengin coğrafi birikimini albümde yansıtırken diğer taraftan dünya meselelerini dert edinen grup, bu yolu açmış Zuğaşi Berepe ile karşılaştırılsa da farklı bir yerde duruyor. Zuğaşi Berepe’yi, bugüne kadar kurulmuş/kurulacak gruplardan ebedi bir biçimde ayırmak gerekiyor. Bu kıyaslama, hem Zuğaşi Berepe’ye haksızlık etmek, hem de yeni heveslerle müzik yapmaya uğraşan grupları ağır bir yük altında bırakmak anlamına gelir. Marsis, ilerleyen çalışmalarında kendisini biraz daha geliştirirse, eminim ki yerini sağlamlaştıracaktır.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=945616&Date=19.07.2009&CategoryID=42

Marsis/Marsis/Kalan Müzik

Pazar, 19 Temmuz 2009 14:11 tarihinde güncellendi